
BİOREZONANS
TATLI KRİZLERİNE VEDA ETMENİN YENİ YOLU
DİYETİSYEN BEYZA KAYIR
“Yine mi tatlıya yenildim!”
Bu cümleyi en son ne zaman söylediniz? Hele ki regl öncesi günlerde, bir anda mutfağa dalıp çikolata kavanozunun dibini görmek tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz!
Biz kadınlar günlük olarak hem fiziksel hem de duygusal olarak çok yoğun yaşıyoruz. Bazen stres, bazen yorgunluk, bazen de sadece hormonlar yüzünden canımız abur cubura yöneliyor. İşte bu noktada devreye belki de daha önce adını hiç duymadığınız ama etkisine şaşıracağınız bir yöntem giriyor: Biorezonans.
Peki nedir bu biorezonans?
Kısaca anlatayım. Vücudumuzun kendi frekansları var. Her organ, her hücre, hatta duygularımız bile bir enerjiyle çalışıyor.
Biorezonans cihazı, işte bu frekansları analiz edip dengesizlikleri buluyor ve vücudun yeniden kendi ritmine dönmesine yardımcı oluyor. Ne ilaç ne iğne! Tamamen doğal, yan etkisiz ve acısız bir yöntem. Sen sadece koltuğa oturuyorsun, cihaz gerisini hallediyor.
Peki bu sistem nasıl çalışıyor? Gerçekten ne oluyor bu seanslarda?
Aslında doğanın diliyle konuşuyoruz.
Her şeyin (Evet yanlış duymadınız, şekerin bile!) kendine ait bir frekansı var. Tükettiğimiz her madde, hatta kalem, kâğıt, su, un… Hepsi vücuda bir titreşim, bir enerji yayıyor. Şekerin frekansı var, glutenin de...
İşte biorezonans cihazı, bu maddelerin vücutta bıraktığı frekans izlerini tespit ediyor. Ardından, o maddenin frekansının tam tersi frekansını üreterek vücuda iletiyor. Yani, bedenin o maddeye olan ihtiyacını ya da bağımlılığını azaltacak bir enerji dengesi kuruyoruz.
Basitçe anlatmak gerekirse; vücuda “Bu maddeye artık ihtiyaç duymuyorsun” mesajını enerji diliyle gönderiyoruz.
Ben bu yöntemi özellikle iştah kontrolü, tatlı krizi yönetimi, kilo verme ve sigarayı bırakmak isteyen kadın danışanlarıma uyguluyorum.
İnanın, daha 3-4 seansta “Tatlıyı canım çekmiyor, bu mucize gibi!” diyen o kadar çok kişi var ki.
Bazılarımız için diyet demek; sabah kararlılıkla uyanmak, öğlene doğru direnci kaybetmek, akşam da vicdan azabıyla uyumak demek.
Ama Biorezonans bu döngüyü kökünden kırıyor. Tatlıyı canınız gerçekten istememeye başladığında, diyet de sağlıklı yaşam da daha kolay bir hale geliyor.
Bu yöntem sadece iştahla da sınırlı değil. Regl öncesi sendrom (PMS), uykusuzluk, stres, yorgunluk, sigara bırakma gibi birçok alanda destekleyici olarak kullanılıyor.
Ve şunu açıkça söyleyebilirim: "Biorezonans, ne moda bir akım ne de geçici bir heves!"
Biorezonans bilimsel temelli, Avrupa’da uzun yıllardır kullanılan ve binlerce kişiye dokunan bir sistem. Üstelik artık ülkemizde de daha fazla kişi bu yöntemle tanışıyor ve kendini yeniden güçlü hissediyor.
Biz kadınlar her şeyi hallediyoruz ama bazen kendimizi ihmal ediyoruz.
Eğer sen de “Artık bana iyi gelecek bir şeye ihtiyacım var!” diyorsan, bu satırlar sana yazıldı.
Tatlı krizlerini bırak, hayatın tatlı tarafına geç!
Sitemizde yazılan ve yayınlanan tüm bu bilgiler sadece bilgi amaçlıdır. Herhangi bir hastalığın tanı ve tedavisi için ise tıbbi bir kaynak olma amacı ile hazırlanmamıştır. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan kesinlikle uygulamamanız gerektiğini özellikle vurgulamak isteriz.
Sağlıkla kalın!